|
SA 8000-SOSYAL SORUMLULUK STANDARDI
Günümüzde, kalite ve maliyet kadar, sosyal sorumluluklara ve ahlaka uygun
faaliyet göstermek de rekabet edebilmenin önemli bir koşulu haline gelmeye
başlamıştır. Bunda, gelişen iletişim teknolojileriyle birlikte daha da güçlenen
sivil toplum örgütlerinin (ekolojik çevreye zararlı, işgücü-yoğun eski
teknolojilerini gelişmekte olan ülkelere transfer ederek, hem gelişmiş ülkelerin
hukuki düzenlemelerinden kaçan, hem de ucuz iş gücü sayesinde yatırımlarının
ömrünü uzatan) uluslararası işletmeler üzerinde artan baskılarının önemli bir
etkisi söz konusu olmuştur. Son yıllarda giderek artan kalite bilinci de bu
gelişmeyi, kaliteli ürünler, ancak işgörenlerin mutlu olduğu çalışma
koşullarında üretilebilir savıyla desteklemiştir. Bu çalışmada, bazı sivil
toplum örgütleri ile uluslararası işletmelerin geliştirdikleri işletmelerin
sosyal sorumluluklarıyla ilgili yeni bir standart tanıtılmakta ve bu standardın
kapsamı açısından ülkemizdeki mevcut durum değerlendirmektedir.
Sosyal sorumluluk kavramı kısaca, bir işletmenin faaliyette bulunduğu ortamı
koruma ve geliştirme konusundaki yükümlülükleri olarak tanımlanabilir. Doğal
çevreyi koruma; müşterilerin tercihlerini dikkate alarak kaliteli ve güvenli
ürünler sunma; işgörenlerin temel hak ve özgürlüklerine saygı gösterme;
işletmeyi ortakların haklarını koruyacak ve yatırımları karlı kılacak bir
şekilde yönetme, faaliyetlere ilişkin doğru bilgi sunma ve toplumun refah
seviyesine katkıda bulunacak eğitim, sağlık ve sanat etkinliklerini destekleme
gibi konular bu kavram kapsamında değerlendirilmekle (Griffin, 1990: 814-821)
birlikte, bu sorumlulukları ortakların sermayelerini korumak ve geliştirmekle
sınırlandıranların yanı sıra, daha da genişletenler söz konusudur.
İşletmelerin müşterilerine daha kaliteli ve güvenilir ürünler sunma
sorumluluğunu vurgulayan ISO 9000 ve doğal çevreye karşı olan sorumluluklarını
düzenleyen ISO 14000 serileri gibi standartların varlığı öteden beri
bilinmektedir. Bu çalışmada, işgörenlere karşı olan sosyal sorumluluklarını
yerine getirmelerinde işletmelere kılavuzluk edecek Sosyal Sorumluluk 8000
Standardı incelenmekte ve standardın kapsamı açısından Türkiyedeki mevcut
durum tartışılarak konunun ülkemiz açısından önemi vurgulanmaktadır.
SA 8000 STANDARDI NEDİR?
SA 8000, ISO 9001 ve ISO 14001i örnek alan, performans koşulları kadar prosedür
ve sistem koşullarını da önemseyen, yönetim sistemi ile davranış kodunun
bileşimi bir standarttır. Ekim 1997de (CEPAA; The Council on Economic
Priorities Accreditation Agency) Ekonomik Öncelikler Konseyi Akreditasyon Bölümü
tarafından geliştirilen (Export Today, 1998: 74-76) ve Amnesty International
ve The National Child Labor Committee (Richards, 1998: 5-7) gibi sivil toplum
örgütlerince desteklenen standart, Avon Cosmetics, Toys R Us (ABD), Sainsbury
(İngiltere) ve Otto Versand (Almanya) gibi işletmelerin yanı sıra, çeşitli insan
hakları grupları, işgören sendikaları ve KPMG-Peat Marwich ve SGS-ICS gibi
muhasebe şirketlerinin de desteğine sahip bulunmaktadır (Bernstein, 1997: 39).
Tedarikçi seçiminde dünyadaki ilk evrensel ahlak standardı olma özelliğine sahip
olan SA 8000in, küresel işletmelerin tedarikçilerinden, ISO belgelerinin yanı
sıra isteyeceği önemli bir standart olacağına inanılmaktadır (Tarantino, 1998:
559-563).
SA 8000, dört bölümden oluşmaktadır. İlk bölüm standardın amaç ve kapsamını
tanımlamakta, ikinci bölümde, bir işletmenin belge almaya hak kazanabilmesi için
standarda ek olarak uymak zorunda olduğu yerel yasaları, UÇÖnün temel
düzenlemelerini ve Birleşmiş Milletler Anayasasını belirtmekte; üçüncü bölüm,
standartla ilgili işletme, tedarikçi, çocuk işgören ve zorla çalıştırılan
işgören gibi kavramları tanımlamakta, son bölüm ise, işletmenin yönetim
sistemini uygularken ve belge alırken uymak zorunda olduğu genel koşulları
açıklamaktadır
İşletmelerin birlikte çalışacakları tedarikçileri seçerken bunların, az gelişmiş
ve gelişmekte olan ülkelerdeki fabrikalarındaki çalışma saatleri, ücretler,
hastalık ve kaza ödenekleri, sağlık ve güvenlik koşulları, disiplin
uygulamaları, zorla işgören çalıştırıp çalıştırmadıkları ve çocuk kavramını
nasıl tanımladıklarına ilişkin bilgileri kapsayan davranış kurallarını; bu
kurallarla ilgili kontrolleri kendilerinin mi, yoksa bağımsız bir danışmana ya
da sivil toplum örgütüne mi yaptırdıklarını incelemelerini önermektedir.
SA 8000 STANDARDINA NİÇİN GEREK DUYULDU?
SA 8000 Standardına ihtiyaç duyulmasının nedenlerini üç ana başlık altında
incelemek olanaklıdır. Bu nedenler, gelişmekte olan ülkelerdeki kötü çalışma
koşullarının artık göz ardı edilemeyecek bir boyuta ulaşmış olması, sivil toplum
örgütlerinin çalışma koşullarını iyileştirme yönündeki çabaları ve tasarruf
sahiplerinin yatırım kararı verirken kar kadar, aday işletmelerin sosyal
sorumluluklarına uygun faaliyet gösterip göstermediklerini de dikkate almaya
başlamaları olarak sayılabilir.
Gelişmekte Olan Ülkelerdeki Kötü Çalışma Koşulları
Az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerdeki çalışma koşullarının kötülüğü, insan
hakları konusunda duyarlı gelişmiş ülkelerin bazı adımlar atmasını zorunlu hale
getirmiş ve SA 8000, bu zorunluluğun sonucunda ortaya çıkmıştır. Uluslararası
işletmelerin bu ülkelerdeki faaliyetlerini incelemek standarda duyulan ihtiyacın
daha iyi anlaşılmasına yardımcı olacaktır.
SA 8000, insan kaynaklarına yapılan ve bir süre sonra yüksek verimlilik ve moral
olarak işletmeye geri dönecek olan bir yatırım olarak değerlendirilebilir. SA
8000, iyileşen çalışma koşullarıyla birlikte işgören verimliliğini, ürün ve
hizmet kalitesini, müşteri memnuniyetini ve işletmenin toplumdaki saygınlığını
arttıracaktır.
BELGELENDİRME SÜRECİ
CEPAA tarafından sosyal-denetim mesleğinin yeterliliklerine sahip kuruluşlar
arasından seçilen denetçi kuruluşlar, belge almak isteyen işletmeleri ziyaret
ederek standardın içeriğiyle ilgili konulardaki uygulamalarını
değerlendirmektedirler. Denetçi kuruluşların değerlendirmeleri ayrıca CEPAA
tarafından düzenli aralıklarla kontrol edilerek, standardın güvenilirliği
sağlanmaya çalışılmaktadır.
Belgelendirme süreci şu şekilde özetlenebilir:
1) Planlama Aşaması: Yönetim sistemleri denetimi konusunda bilgili, deneyimli ve
üst yönetimin desteğine sahip bir yönetici, belgelendirilme süreci için
görevlendirilmelidir. Bu konuda danışman şirketlerden de yararlanılabilir.
2) Uygulama Aşaması: Bu aşamada tutulacak kayıtlar SA 8000e uyulduğunu
kanıtlamak bakımından önemlidir.
3) Kontrol Aşaması: Kesin başvuru öncesi bir ön-denetim yararlı olabilir. Ön
denetimin belgelendirme açısından olumsuz bir etkisi yoktur. Koşulların yerine
getirildiğine inanılıyorsa, doğrudan gerçek denetim için de başvurulabilir.
Denetimler sonucunda bir eksiklik görülmüşse, düzeltme istenecektir.
4) Periyodik Kontrol Aşaması: Belgeler 3 yıl için geçerli olup, standarda uyulup
uyulmadığı belli aralıklarla kontrol edilmektedir. Bu tür kontrollerle, sistemin
sürekli geliştirilmesi ve işletmelerin standarda uyma konusunda
mükemmelleşmeleri hedeflenmektedir. |